20 Nisan 2009 Pazartesi

düne dair...

Saat kaçtı bilmiyorum,içiyorduk ve delice dans ediyorduk.Aklımsa başka şekilde çalışıyordu,başka bir yerde,başka birinin yanında. çünkü herşey bişey kokar bazen ,biri size sözcükleriyle gelir,kokusuyla,kalbiyle ,teniyle ,herşeyiyle gelir.Durup sevmek istiyorum,durup nefes almak ,durup kalbimi göstermek,kendimden soyunmak,koşmaktan yorulmak.Bütün bunlar kafamda dolaşırken ve elim henüz telefondayken,bana doğru eğildi m.,artık aşka inanmıyorum dedi.İçimde herşey değişti,gözlerindeki o iki yıldız düşermiş gibi ifadesi,gözbebeklerindeki o acı.İçimdeki tüm kelimeler korkuyla silindi,telefonu bıraktım.Sonra müziği duydum "Put your loving hand out, baby I`m begging",sözlere kulağımı kapayıp ,dansa bıraktım kendimi.

19 Nisan 2009 Pazar

tören giysileri

Çürümüş donuk kalbinde bu toprakların
Gözlerini gördüm.
Herkes sesiyle vardı
Ve duruşuyla gövdesinin.
Bir insanı en iyi sevişirken tanırız.
Kalbimizi birlikte çürütürken.
Ağırlaşan gövdemiz
Gece uyandırır.
Mezar gibidir avlulu evler
Çocukluk bir uykudur. Uzun sürer.
Ve dokunmak için bir arzu
Bir arzu sürükler bizi ölüme.
Ben kendimi sınadım her gövdede
Ben kendimi bıraktım her şehirde
İçime aldım göğünü ülkelerin
Ve boşluğunu görünce kalbimin
Gitmeli dedim.

gece...

az sonra ay batacak,ışığı tenimde şimdi,sihirli gümüş tozunun.tüm günahkarları tek tek bağışladım,kendimle kuşandım.gecenin veda etmeyen karanlığı koynuna alsın beni!