"bıraktım. bıraktım. hepsini, kendi ve benim dünyamı anlamaları için bıraktım. ama hiçbiri kendi dünyalarını anlayamadı. ve bana ölümsüzlüklerin sonsuz acıları kaldı. ya da sonsuz bağımsızlıkları. bu kadar duyguyu nasıl taşıyacaktım? bunca yıl taşımış, bunca büyük kentin onca büyük alanlarında bu yalnızlığıma bir destek aramıştım. beni yaşamcıl kılmakla en büyük ölümlerin en derin acılarını bana vermemiş mi bu insan olma çabası? ben, insan olma çabasının sürekli üstüne giden ben? artık beni benden alsınlar. atsınlar bir alanın sabah süpürülen, sabah boş şişeleri taşınan bir büyük çöp tenekesine. ben de biraz onlardan olmak istiyorum. duyguları ölçüleyen, sevgilerini sevmeyen, acılarını acımayan, yollarını yürümeyen, uykularını uyuyan, iştahlarını yiyen, sevişme isteklerini boşaltanlardan olmak istiyorum. sevişme isteğinin sonunda tüm aşkları üstleyecek yorulmazlığı değil, yorgunluğu istiyorum bir insanın yürek atışlarında. ama sessiz gecelerin sonu var mı sanıyorsun. hayır? hayır mı? o zaman bir anadolu bozkırında özlediğin o adsız ve sıfatsız (zarif? snob? dalgacı?) beni, nasıl oluyor da bir orta avrupa kentinin bu kalabalık, trafiği yoğun caddesinin orta yerindeki, bu kahverengi halı döşeli odasında buluyorsun? çünkü, herkesi, her yerde bulmak mümkün."
8 Mayıs 2009 Cuma
7 Mayıs 2009 Perşembe
yanılıp yakana bakışını taktığımda
nedir senin yerin
şiir uzamımda benim
kurtulamadığım bir imge misin
duraksadığım bir dize
bir şiirde mi tutuklu kaldım ya da yüreğinde
az mı tanış öldürdüm
ulaşmak için sana
bunca ayinden sonra
kurban mıyım cellat mı
senin içindi bunca yakarış
izlerken seni
gölgem gölgene karışmış
çoğalan sen misin kayboldukça ben
günlerce gözbebeklerim
ayna tuttu sana
yanılıp yakana bakışımı taktığında
belge miyim varoluşuna
ve bir hüznün yankısıysa eğer şiir
sana yaklaştıkça şiire yaklaşıyorum demektir
l.m
kiss From A Rose-seal
meraklısı için;
bu şarkının bir de akustik versiyonu var ki daha tercih edilebilir ,yada ben öylesini daha çok seviyorum diyelim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
