5 Kasım 2009 Perşembe

saklı bıçak



sol el saklı bıçak

kanadım gittim kendimden

kendimi bir başkasının ölüsü sanarak



bütün karşılıkları birden çalışan simgeler gibi

aynı güne düşmez kaybettiklerimizin mevsimi

bazı aşklar yalnızca ayrılıkları için bile değer

yaşlanınca hatırlamak



yaşlanınca hatırlamak

biledikçe biliyorsun

bir zamanlar sol elde tuttuğun bıçağın

ertelenmiş hayaleti

kapanmamış göğsünde yıllar sonra yeniden kanayacak



bunun için aşk

bunun için şiir tutan sol elim

ayrılırken içimi kazıdığım saklı bıçak



eylül bitiyor sevgilim

uzun eylülü ömrümüzün bir kitap gibi bitiyor

seni kanıyor sol elim

seni şimdi başkalarının gözlerine emanet ediyorum



m.m

4 Kasım 2009 Çarşamba

99

bu kadar ses çıkarabilir rüzgar

ancak bu kadar soğuk olabilir yaşam


biliyorum,ayaklarım ısınınca uyuyacağım


dolunay biriktirip,


dolunay eksiltiyorum yaşamımdan


biliyorum toplayıp tüm dolunaylarımı


gideceğim buradan. ...

t.p

65.

bir gün, biryerde oturuyorduk.ben gidecektim; işim vardı. sen ,"sen gitsen yapman gerekeni yapsan; ben de burada beklesem seni " dedin.

içim ışıldadı--ne güzel bir olanaktı bu:--



sen,beklerken ,'akıl gözü'nle benim yaptığım işi izleyecektin; ben de işimi yaparken, sürekli, senin orada bekleyişini--beklediğini--'göre'cektim.



ayrıyken,birlikte olacaktık.



burada temel olan şu:ben işimi yaparken senin beni beklediğini bilecektim;sen de ,benim,işimi,senin beni beklediğini bilerek yaptığımı bilecektin.



beklediğini bilecektim

bilerek bekleyecektin.

o.a