12 Mart 2011 Cumartesi

yaşam devingen bir nehir işte, ışıtıyor sizi


sabahın  erken saatlerinde birden uyandım, güneş perdelerin arasında nasılda istekli, hayatla içimizi ısıtmaya...henüz kelebeklerin mevsimi değil, erik ağaçlarının çiçeklerini de görmedik ama nedense birşey var bu havada , yaklaşan nisan belli ki...

geceye not




(tıklayınca açılır youtube'nin kapısı)


...

bazan gri-mavi bulutların içinden

sessizliği yararak bir jet uçağı geçiyor

bu basit gibi görünen gerçeklik imajı birçok şeyi

bütün sözcüklerin ötesinde

birden açıklıyor sanki

bunu bilmek bana yetiyor.

l.m

11 Mart 2011 Cuma

dans adımları atarak dans yuvarlağının dışına çıkmak



( tıklayınca açılır youtubê'nin kapısı)

tuhaf bir tesadüfle az önce kırılan çerçeve arasında gülümseyen, ilk topuklu ayakkabım, ilk fönlü saçım, ilk gerçek manada makyajım, uçuşan gece elbisem ve umutlu gözlerimle kırılan camların arasından kendime bakan kendime...


sonsuza dek daha küçük kadrajlara bölünerek

ilerleyen bir aynanın kendi sabit merkezine

doğru yaptığı iç yolculukta geride bıraktığı

tek şey

bir jet uçağının sesi

cihar-ı yek

çocukken çizilen renkli patates mühürleri gibi

ah evet şimdi o çocukluğun ay-ışıklı gecelerinde

olduğu gibi dantel yapraklı selvi ağaçlarının

serin nefti yapraklarına gözümüz takıldığında

zeytin ağaçlarının sesini duyar gibi olduğumuz

yani onlar cırcır böceklerinin eşliğinde

serin akşam şarkılarına başladığında

akşam sefaları gecenin getireceği

binbir kötülükten ürkerek eve yani

kendilerine doğru bir yolculuğa çıktıklarında

arazöz geçtikten sonra

dış kapı önlerine su döküldüğünde

kurabiyeleri bir an evvel karabilmek için

büyük bir ciddiyet ve sabırsızlıkla

ev ödevlerine oturulduğunda

bir taşra gelini duvağı ile birlikte

motosikletin arkasına oturtulduğunda

sevgilim

will you come stepping out with me?

l.m