ilk buluşmalarımızdan birinde, sana şuna benzer birşey söylemiştim:-
"şimdi yapmamız gereken, yalnızca ikimize özgü, bir yeni dil geliştirmek, kurmak, yaratmak - öylesine ki, bir üçüncü kişi, bizim birbirimize söylediklerimizi işitecek olsa, bunlardan hiçbirşey anlamasın."
sen, o herzamanki, kavramaya çalışan, hayretli bakışınla bakmıştın yüzüme - çok sonra da, ilişkimizde epey ileri bir noktaya geldiğimizde, bana, bu söylediğimi anımsatıp, "o gün ne kastettiğini anlamamıştım; şimdi anlıyorum" demiştin.
gerçekten de, sonradan bizim birbirimize iletilerimizi raslantıyla işiten birileri olmuştu; söylenenleride tamamen yanlış anlamışlardı.
( ey okur: sen de aklından çıkarma, burada yazılmışları okurken : yanlış anlaman işten bile değil; hatta, doğru anlaman, neredeyse, olacak iş değil ...)
o.a

