veysel çolak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
veysel çolak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2011 Pazartesi

sende yaşamak





(tıklayınca açılır youtube'nin kapısı)


♥





bilseler sende genişlediğimi ellerim yıldızlanır

tenimin öpücükten şarkıları çoğalır
içimden öyle gelir, avuçlarında saklanırım
bir gökyüzü alırım, bir gökyüzü daha
buluşmalarımız dağ çiçekleri olur.

solan yolculukların o inciten korkusu
bir elinde gürültüsü kentlerin, oldukça sinsi
ve oldukça boğucu. yüzünde duman,
ve gümüşten çizgiler, aşk düşürür ansızın,
düşlerin dağılır, uzanır ay'a.

sevildikçe çizilen haritanın çınar ağacı,
bacaklarından başlayan o deli sular,
kuytunda sakladığın durmadan açan çiçek
bir renk denizi; ama bana kadar. kuşlar
sevinir buna, dağlar açılır; sana çıkarım.

vurmak isterler belki yalan bir yalnızlıkla
kanım taşar, gözlerim çoğalır dilimdeki acıyla,
kim bilmez ki, her günümüzde bir tuzak
ve kirli armağanlar, sonra kırık bir düğme,
şarabın kaybolan tadı, onun sakladığı zaman.
ama sen iste, canlansın ölü askerler, bitsin,
bir ömrün bıçakla yazılan küflü gecesi.

koyulaşır uykusu dünyanın, aşk bir daha başlatır seni
çizilir kıyıların, denizin dolar sana, kanım sevinir.

v.ç

16 Temmuz 2010 Cuma

kanama


kumunu yitirmiş bir çölün hüznü

önemlidir bir düş'ün depreminden

ölümün sevinci her silah sesi

kalbimde çalkalanır bir deniz bunu bilmekten.



yüzünü yerinde kullanmıyor sevgilim

dalgınlığını da,

onda bir geyiğin dağlar kadar korkusu

kanı görünüyor bir avcının dürbününden

toplardamarında doğurgan bir acı

inciniyor zamansız gökyüzünden.



sessizlikten öğrenmiş tutkuyu

ayrılıkla şakalaşmaktan

aşkı bir şarkıya uğramış durmuş

taş sözcüğünü duyunca kırılan cam gibi paramparça

bir bakıma göz ağrısı.

çam kokulu dudakları değince ağzıma

kar diner, çiçek açar kasığındaki sudan.



onu durmadan anımsamak bir kanama mı?



nereme dokunsanız gül tadında bir sancı.
 
v.ç

5 Ağustos 2009 Çarşamba

korkan bir aşkın şiiri


bir güvercin uçuşu güzelliğin

bulurlar adını bir deniz eskisinde

usulca yere düşer yüzün.

gölgeli yerlerin vuruyor uykuma

bir kez daha kırılıyor gün.

genişliyor sesin,

uzaklıklarımızdan yontulan hüzün

gökyüzü kadar durgun, okyanus kadar öfke.

bulutların dökülüyor üstüme

sabahı kovalıyorsun. gözlerin

mavi bir gül oluyor

yıldızlara uzuyor boyun.

kayboluyoruz birden,

iki ağzından öpüyorum seni

huysuz ve haylaz yerlerinden.

uykusu kaçmış bir çocuksun sen

dünyam sana gövdem kadar aralık.

nehirleri atla, üşüyen geceleri unut

üstümden geçsin avuçlarından dökülen sular.

sürek avlarından kurtardık birbirimizi

ama öldük.bir ırmak olup gömüldük içimize.

bir dağa sarılarak özlerken seni

naylondandı kent.

v.ç