10 Şubat 2011 Perşembe

sır kâtibi



sır yoktur, dedi.
sır ertelenmiş bilgidir yalnızca. tanrı'nın bildiğini herkes bilir;sadece bilmek istemez. erteler, geciktirir, oyalar, kendinden saklar; görmezden anlamazdan gelmek ister.en korktuğu şey ölümdür insanın, değil mi? oysa insanlar aslında ölümsen sonra ne olduğunu çok iyi bilirler.yani hiçbirşey olmayacağını. yalnızca ölünmüş olur. hiçlik. o kadar. insanlara ağır gelen gerçeklerdir, sırlar değil.bu yüzden gerçekleri sırlaştırılar. katlanabilmek için. varolmaya, yaşamaya katlanabilmek için. sırlarla, gerçeklerle olduğu gibi başedilmesi gerekmez.  sırlar yorgunluk vermez insana.
kimsin sen? dedim.
bu öyküye nasıl sızdın?
birilerinin içeri sızması için aralık bırakılmış kapılar değil midir öyküler, dedi. içine ses olarak üflenen, sayfana harf olarak düşen sır'dan bir parçayım belki de... al beni bir başkasına ver.
unutma, sır başkalarına vermek içindir.

m.m

katibul-esrar





(tıklayınca açılır youtube'nin kapısı)

çünkü ben sırların katibiyim. katib-ül-esrarım. kalplerin sırrını yazarım. sırrını kuşandığım kalbin yerine yaşıyor olmayıp da ölüyor olmam bundan.

sırrını kuşandığım kalbin aşkını da kuşanırım. güvenilirliğim, kalbi kuşandığımdan.

güvenilmezliğim, kalbi kuşanırken aşkı da kuşandığımdan.

ben ki, yaptığım işin çoğulluğundan sıyrılıp da kendi tekilliğimin çekimine büründüğüm anda, aşkını kuşandığım kalp, o da artık tekil bir padişahtır. bir gece çok ağlarsa tarihler bunu yazar.
ben bir sır katibiyim oysa.
cismim gibi adım da sır.
bir gece çok ağlasam tarihler yazmaz bunu.

tarihler yazmasın. ben kendimin tanığıyım. hep başkalarının kalbiyle sevdim. başkalarının yerine hissettim. lisan bilmez bir mütercim ya da büyülenmiş bir büyücü olmadığım bunca ortada iken sırrımı henüz kimseler yazmadı benim. sağımdaki ve solumdaki melekler, yani ki sırrımın katibi olan ve bir gece çok ağladığımda bunu yazan meleklerin dışında. ben sırlar katibi, katibul-esrar. yıl iki bin, isa'dan sonra, bu gece çok ağladım, mevsim ocak, gün unuttum... "

n.b

9 Şubat 2011 Çarşamba

istenen, yalnızlıklarda eriyip gitmememiz...


(tıklayınca açılır youtube'nin kapısı)
kendinin  tohumu insan, gül de büyütebiliyor kendinden manolya da.
sedir de olabiliyor, gürgen de





"ben ise yalnız basıma yatmaktayım yaralarımla, buzdan dikenlerin icinde".. diyor ingeborg, tercihlerdir kendimizi bulduğumuz yollarda hayat. ben kendimi büyütüyorum, mutluluk mutsuzlukla, hayat ölümle içiçe.



* drawing by anna emilia laitinen