"ey perdenin aralığından gözlediğim dünya
kalıyor acılı ve güzel toprağında
izim
daha dün yakılmış
"bir şenlik ateşinin
çukuru gibi." * "
♥
yine de sen varsın, iyi ki varsın yanımda
♥
"boş pencereden,
"boş pencereden,
çocuk, diri ve koyu tepeye bakarak,
ve şaşırırdı,
tepeleri, üst üste yığılmış görmekten.
belirsiz ve berrak devinimsizlik!
karanlıkta hışırdayan yapraklar arasında tepeler belirirdi,
orada güne ait her şey,
kıyılar ve ağaçlar,
ve üzüm bağları apacık ölüydü!
ve yaşam başka bir yaşamdı.
rüzgardan, gökyüzünden, yapraklardan,
ve hiçlikten.''
c.p
ben bazen öyle kızıyorum ki, yakıp yıkmak istiyorum, taş taş üstünde kalmasın istiyorum, amaç ne, hedef ne anlayamadığım hırslar silsilesi, dünya ne tuhaf insanları yaratıyor beraberinde ve nasılda yoğuruyor bizi kendiyle. geceleri yürüyorum karanlıklarda, korkmuyorum benim olmayan gölgelerden, karanlıktan korkuyorum, gözlerim göremezse ışığı diye. korkmuyorum rüzgarın fısıltısından da, bağır çağır anlatışından da kendini, rüzgarı dinlemeyi çok önce öğrendim.ve korkmuyorum sokak köpeklerinden, insanlardan daha ustalar çünkü yürekteki iyiliği hissetmekte. ama korkuyorum insanların katran yüreklerinden, o yürekle nasıl sevgi dolu bakabildiklerinden o yüreklerle çıktıkları yollardan korkuyorum. sonra sen sevgilim, sonra sevdiklerim, bir bir yüzünüz düşüyor aklıma, aydınlanması gibi gecenin ateş böcekleriyle... korkuyor karanlıklar sizden ve sapanla patlatılmış tüm sokak ışıkları yerine takılıyor, bu dünya istemesek de kötü, çirkin, hain, bilmeyenler yüzünden. bu dünya bize rağmen, aşka, dostluğa, seviye rağmen, bak işte kötü, hain ve çirkin, geceleri aldanma şehrin parlayan ışıklarına.
yalnızca yüreğine güven.
