23 Ocak 2009 Cuma

Ankara da aşk halleri - sene 97


Konuşuyorum tlf da,Ankaradan haberler,kikirdiyorum,
kahkaha atıyorum, yatakta ters dönüyorum.Ankara da
özlediğim şeyler var, kar kış günleri...
28 aralıkta soğuk bir günde kuğulu parkta kaybedilen
idda sonrası çıplak ayakla gezip,doyamayıp kendimi karlara
atma ,yuvarlanma,şımarma, üşüme,ayaklarımın ellerin
arasında ısıtması,cezanın eğlenceye dönüşmesiyle keyiflenme,
hastalanma,sonrasında mükemmel ötesi sıcak aşk dolu bir bakımla iyileşme.
Cafemiz'in doyulamayan romantizmi,dudağın kenarında kalan
ılık browniyi yalama bir kere daha aşık olma,hep olma halleri.
Aşıkken ve sonsuz eğlenirken güzeldir,Ankara.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Bir sırt çantasına bakar herşey,bakarsın sen gelince kar da yağar,yağmur da.Ve yine sersefil oluruz parklarda,olamayacak kadar büyüdük mü yoksa?

Adsız dedi ki...

umarim siz de buyumemissinizdir biz de..
benim aklima gelen sakal oldu. iki kisiye yeten tarcinli kek ve birer bardak cay.

shadow dedi ki...

kara adını yazarsınız onun. payınıza düşen bir harfin noktası olmaktır.
ve dost diyebildiklerinizden bir tanesi 'anlamsızlığa nokta oldun' dediği şiiri
've dostum bu şiiri senin için mum ışığında yazıyorum' diye bitirir.