6 Kasım 2010 Cumartesi

...


eğer dönüşün olanaklı olduğuna, kendisi dönmese bile yolculuğun doğasının dünyanın çevresini dolaşmak gibi bir dönüşü içerdiğine derin bir inancı olmasaydı, o yıllar sürecek serüvene büyük olasılıkla atılmazdı. bir ırmakta iki kez yıkanamazsın, yeniden eve dönmek de olanak dışıdır. bunu biliyordu; aslında bu, dünyaya temel bakışıydı. ama o, bu geçicilik kabulünden dev kuramını geliştirmişti; buna göre en çok değişebilen şey, en derin sonsuzluktu, ırmakla olan ilişkiniz ve ırmağın kendisiyle ve sizle olan ilişkisi de salt bir özdeşlik yokluğundan hem çok daha karmaşık hem de daha güven verici bir şeydi. genel zaman kuramı eve dönmenin mümkün olduğunu söylüyordu, yeter ki evin şu ana dek hiç bulunmadığınız bir yer olduğunu anlayın.



u.g

2 yorum:

la luna bir yer dedi ki...

Ben bu yazarı yeni yeni tanıyorum.İyi ki de tanıyorum.
Doris Lessing'e benzetiyorum çoğu kez onu.
Bu yazı harika bir ana denk geldi, sağolun...

deepblueeagle dedi ki...

sana yakışan bir post.

mülksüzler. ah ah :)