29 Nisan 2009 Çarşamba

kolye

hayatımın yarısı telefonda geçiyor. telefonla konuştum,...kapattı,ağladım.on dakika sonra yağmurun sesini duyunca panjurlarda zor attım kendimi sokağa...çok çabuk sahile
ulaştım,yağmur ellerime damlıyordu ,saçlarıma,yüzümü ıslatıyordu,ağladığım belli bile olmuyordu.tam o sırada çöp kutusunu farkettim ,boynumdaki iki aynı kolyeden birini çıkardım attım.içimde beklediğim rahatlama hissini bulamadım,rio çalarım kayalıklara düştü,nedense benim gibi ıslanan ama çok konuşmayan biri onu kayaların arasından çıkardı,bir yabancının ipodunu kulağıma taktım,ikimizinde kafasından sular süzülürken ve birbirimizin müziğini dinlerken öylece oturmanın niye beni rahatsız etmediğini anlayamadım. yağmur dinene kadar oturduk.dönerken çöp kovasına uğradım,kolyeyi alıp cebime attım.garip bir huzurla doldum.

bu fırtınanın gidişine daha zaman var ,anladım.

1 yorum:

Journey to Orient dedi ki...

sanki rüya...
say ki rüya.