7 Nisan 2009 Salı

nar

Üstümde beyaz yazlık elbisem,seni düşünmeden günler geçirdim. Adını duymadan, zaman duymadıklarımızı nasıl da sessizce alıyor bizden.
Oldum olası severim taze meyveleri,hele büyük yayvan bir kasede ışıldayan elmalar ,o canım yeşil üzüm ve hüzünlü nar.Kırmızının en güzelidir nar,bir meyve olacak olsam,nar tanesi olurdum diye geçirdim içimden kırarken,kar taneleri gibidirler,içleri hep farklıdır.
Birden adını duydum ,o tınısı , kendisi hiçkimsede yokmuş gibi duran adını. Olmadık zamanlarda düşermiş gibi söylediğim adını. Elimde ki kasenin yere düşmesiyle dağıldı nar taneleri ve ben odanın orta yerinde öylece çakıldım.Bir koşu içeri giren annemin çığlığını duyduğumda gördüm ayağımda ki cam parçasını, kenarından sızan kan ,nar tanelerine ,oradan adına karışıyordu.Ve hiç olmayacak bir yemin gibi yanaklarımdan süzülüyordu. Acıdan ağladığımı sananlar yanılırlar,acı herkesin anladığından farklıdır. Bir süpürgenin ucunda gitti nar taneleri,suya ,toprağa karıştı kan.Sen de mi böyle gittin benden. Zamanla hüzün de acı da dağıldı, üzeri örtüldü, başkalaştı.
Sadece adın aynı kaldı,o kimseler benzemeyen ,herkeste başka duran adın, kaldı.

5 yorum:

Maryjade dedi ki...

ve bir de kalan yara izi elinde ve yüreğinde...

Digital Kelebek dedi ki...

Ne içten güzel bir yazı..
Yine depresyona gireceğim:)

y. dedi ki...

sevgili Maryjade,açığı yara izi pek kalmadı,ne ayağımda ne yüreğimde,anıların güzelliği kaldı sadece.Uzun zaman yanlış anlamalar sonucu yaşanan bir ayrılıktı,siz siz olun konuşmayı unutmayın :))
Sevgili Digi,depresyona girme ,üniversite birinci sınıftaydm bnunlar olduğunda,seneler sonra face de bulunca beni,anılar ,resimler derken yazdım,şimdi olsa ben de depresyondaydım :))

Arturo dedi ki...

sadece adını duymak bile böyle hissettirmeli...
güzel bir yazı olmuş.

Journey to Orient dedi ki...

"bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde..."

Ahmet Hamdi Tanpınar

gerçekten öyle olmalı.

gerçekten :)