15 Haziran 2009 Pazartesi

yosun tutan yürek


yeşil / siyah seviyorum çok tropik

bir daha gülümsediğini görmeyeceğim

kedi gözleri mağaralarda

yüzlerimiz en eski topografya


başsız bir leopar... sürünür geçer yanımdan

dokunuşların... 'hüzünlü tropik' bakışların

sürünür geçer yanımdan


kanıyorum diyorum sana kızıl / kara

çiziklerim... yarıklarım... yaralarım ölümcül tropik

adam-atacağından bir adam tepetaklak yukarı çıkıyor

antik bir intiharın silüeti


yüreğimi yaprakların arasına gömdüm diyorum

yeşil / kara kanıyorum çok tropik


neyin yaşı diyorum bu gidip gelen

her sabah gözlerimin çevresine usanmadan çizdiğim


ölü balıklar su yüzüne doğru... dev menekşeler...

elim kara... demir parmaklıklar...

beni asla içine alamayacak Saragossa sessizlik

çocukluğum


bir şey yürür üstüme... elinde bıçak...

sürekli bir imge... tüm bir yaşam...

üzerime gelen her şeye kilitlenirim...


kilitlenirim mor / yeşillere... turkuaz / karalara...

seviyorum diyorum kızıl / kara

suda fırtına kopmak üzeredir


yaşıyorum diyorum niçin inanmıyorsun

çiziklerim... yarıklarım... yaralarım kızıl / kara


yıkıntılarda bir gölge

bir yara

yosun tutan yürek


pars zambağı yanlız ince kumda büyür

bir kadının kalbi büyür... tropikal bir hastalıktan

ve gölge geçer yıkıntılardan


kedi gözleri... korku... dolanır yanım sıra

bütün gün yağmur yağar barakalara


bana yabancı bana zararlı

ürkerek sevdiğim bunca şey arasında

eğer bir gün ölürsem diyorum


eğer birgün ölürsem...

yıldırım çarparak olsun...

tıpkı yaşamım gibi... noa noa...


l.m

Hiç yorum yok: