7 Aralık 2009 Pazartesi

iki sesimiz olmalı

iki sesimiz olmalı şimdi.
biri aşka açılmalı,biri dövüşe.
biri uzaklardan bir kadını çağırır gibi,değmediğin bir tenin ısısını hisseder gibi usul olmalı,özlemle kısılmalı,umutla fısıldamalı.
anlatmalı.
hayata ve aşka dair konuşmalı,hem şaşkın çocuk gözleri gibi saf olmalı hem yosma akşamlar gibi edepsizliklere doğru karamalı.
öyle bir ses olmalı ki,duyan yaşamak ve sevişmek için titremeli.

iki ses gerek bize şimdi.
biri bir gece baskınında ovulu uyandırır gibi, çıplak kılıçların üstüne çırılçıplak yürür gibi gür olmalı,yiğitçe yükselmeli,öfkeyle tütmeli.
haykırmalı.
ölüme ve kavgaya dair konuşmalı.
'hayır' diye dikilmeli,'despotlara karşıyım,doğarken de karşıydım ölürken de karşı olacağım,tanklarınızı ve toplarınızı istemiyorum,darbelerinize baş eğmeyeceğim,siz korkuttukça korkumu daha derinlere gömeceğim.'
üniformalarıyla ya da cüppeleriyle gelip silahlarını gösterdiklerinde,öyle bir ses olmalı ki,gülümsemeli,bir sırtlan sürüsü gördüğünde gülümseyen bir aslan gibi gülümsemeli.
öyle bir ses olmalı ki kükremeli.
baş kaldırmalı.

'eğilin' diyenlere,'esas siz eğilin'diye cevap vermeli.
hep bir sabaha karşı,alacakaranlığın içinden iri gölgeleriyle gelenleri,gene gelmek istediklerinde öyle bir ses olmalı ki, içinden çıktıkları karanlığa geri göndermeli.öyle bir ses olmalı ki,korkanları,çocuğunu okşar gibi okşayıp korkma demeli.
malraux'nun o muhteşem pasajını okumalı.
çan kay şek'in orduları yakaladıkları solcuları,bütün insafsızlıklarıyla lokomotif kazanlarına diri diri atarak yakarken,yanındaki arkadaşına,cebinden çıkarttığı siyanür hapını uzatıp'sen bunu yut,sen dayanamazsın'diyen delikanlıyı anlatmalı.
'yanmaktansa korkunuz,ben size cebimdeki siyanür hapını veririm'demeli.
güç karşısında eğilip bükülen,yalanlar söyleyen,yaltaklanan bütün o alçakların inadına,öyle bir ses olmalı ki 'olmaz' diye yükselmeli.
hep birlikte'olmaz'derseniz,gerçekten de olmaz,bir ses bunu söylemeli.
öyle bir ses olmalı ki,korkanlar,ne zaman ellerini bir kadın bacağına uzatsalar,'sen bir korkaksın' diyen o sesi duymalı.
öyle bir ses olmalı ki, korkuyla çekilen,susan kadınlar,ne zaman dudaklarına bir erkek dudağı uzansa,'sen erkeğini ve çocuğunun geleceğini sattın'diyen o sesle irkilmeli.

şimdi bize iki ses gerekli.
biri yılda bir kez açan bir kar çiçeği gibi her gece aynı heyecanla açmalı,derin bir yara gibi soyunmalı,rüzgarda kırılan bir mum alevi gibi kırılmalı.
biri kale kapıları gibi kapanmalı,en ağır zırhlılarını kuşanmalı,fırtınalarda bile sarsılmamalı.
bizim iki sesimiz olmalı.
biri aşka açılmalı,biri dövüşe.

biri sere serpe bir sevişmeye çağırmalı,biri börkünün kenarı kürklü bir savaşçı gibi bir savaş çığlığı atmalı.kendisine kazdırılan mezarının başında kurşuna dizilen Lorca'yla onu kurşuna dizdiren General Franco arasında yapmak zorunda kalacağımız bir seçimde,kimi seçeceğimizi soran bir ses olmalı biri.
Beatrice'in güzelliğini anlatmak için Dante'den ödünç alınan bir ses olmalı diğeri.
hayata ve dövüşe açmalıyız kapılarımızı.geliyorlar çünkü.
kapılarımızı kapamaya geliyorlar.
kendi hayatımızı bize zindan yapmaya geliyorlar.
mekkareleri,mehterleri,dalkavuklarıyla geliyorlar.sizi ezmek,sizi bir korkak,bir kalleş,bir sefil.bir satılmış,bir alçak yapmak için geliyorlar.
kirli bir kum gibi akıp gidecek geleceğiniz elinizden.
seviştiğinizde,ezilmiş üzüm salkımları gibi sevişecek,sokaklara çıktığınızda,lekeli çarşaflar gibi dolaşacaksınız.
size Lorca'yı tekrar öldürtecekler,Nazım'ı bir daha öldürtecekler,Ahmet Arif'i bir daha öldürtecekler.
cellat yamakları gibi koparılmış kelleler taşıyacaksınız ellerinizde.
bir mezbaha gibi kan kokacaksınız.
geliyorlar çünkü.

iki sesimiz olmalı şimdi.
biri sümbül kokmalı,biri çelik gibi ışımalı.
biri kırlara açılmalı,biri burçlara tırmanmalı.
biri hayatı alabildiğince kucaklamalı,biri yaşayabilmek için gerekirse ölümü göze alabilmeli.
biri cilveyle sokulmalı sevdiğine,istekli bir ten gibi sevdayla yakamozlanmalı.
biri,gemi direği gibi dik olmalı,öfkeyle yanmalı.
zor günlerde bizim iki sesimiz olmalı.
ve zor günler bu günler.
sesi çıkması gereken birçok insanın sesini kaybettiği günler.
korkakların,kendi korkularını bulaşıcı bir hastalık gibi yaymak istedikleri günler.
alçakların,hayatın karanlığından kendilerine bir kese altın kapmak için karanlığın tellallığını yaptıkları günler.

bizim iki sesimiz olmalı şimdi.biri aşka açılmalı,biri dövüşe.
biri şefkatle çağırmalı insanları aydınlığa,biri karanlığı isteyenlere karşı çıkıp isyanla haykırmalı.biri,gazap üzümlerindeki kadın gibi süt dolu memeleriyle aç bir adamı emzirmeli,biri,umut romanındaki çılgın cumhuriyetçiler gibi,sokağın başını tutan faşistlerin topunun üstüne,bir kamyona binip canlı bir el bombası gibi bindirmeli.
biri hayatın güzelliğini anlatmalı,biri hayatı yaşayabilmek için dövüşmek gerektiğini söylemeli.
sevinçlerden hiç vazgeçmemeli biri.
şarkılarını,şiirlerini söylemeli.
bütün şairleri,hayatın o gül kokulu damarlarını,tek tek dolaşmalı.
çiçekçilerin önünde uzun uzun çiçeklere bakmalı.
sabahın seherinde,vakti saçlarından yakalayıp günü dudaklarından öpmeli.
çocukların başlarını okşamalı,gençlere gülümsemeli.
dostları hatırlamalı.
hiç vazgeçmemeli.
diğeri herşeyden vazgeçmeye hazır olmalı.
öfkesiyle beslemeli kendini.
hayatları için hayattan vazgeçenlerin hayatlarını okumalı.çocuklarının geleceğini kendine emanet olduğunu bilmeli.
silahlara gözlerini dikip kirpiklerini bile oynatmadan bakmalı.
lokomotif kazanlarına atılmadan önce dostlara verilecek bir adet siyanür hapını iç cebinde saklamalı.
isyanın türkülerini dolaştırmalı dilinde.

bizim iki sesimiz olmalı bu zor günlerde.
biri sevdiğine 'evet' diye fısıldamalı,biri despotlara 'hayır' diye naralanmalı.

zor günler bunlar.
korkakların sesini kaybettiği günler.
bizim iki sesimiz olmalı



biri aşka açılmalı, biri dövüşe

a.a

4 yorum:

alizafersapci dedi ki...

İlginç ve etkileyici düşünceler, paylaşım için teşekkürler.

sufi dedi ki...

Evet iki sesimiz olmalı biri ağdan biri karadan okumalı.Ağdan okuyan öfkesiz kılıçsız dövüşsüz keser bitirir nasılsa zalimin zulmünü.

kalpsiz dedi ki...

iki sesimiz olmalı şimdi.
biri sümbül kokmalı,biri çelik gibi ışımalı.
biri kırlara açılmalı,biri burçlara tırmanmalı.
biri hayatı alabildiğince kucaklamalı,biri yaşayabilmek için gerekirse ölümü göze alabilmeli.
biri cilveyle sokulmalı sevdiğine,istekli bir ten gibi sevdayla yakamozlanmalı.
Sonsuz olmalı,aynı gökte tanrı aynı bedende soluk olmalı.aldıgı nefeg gibi içine almalı ve o nefes kadar yakmalı.

y. dedi ki...

.ali bey, ben teşekkür ederim.
.sufi, sanırım bu sıralar bizim en çok o sese ihtiyacımız var,ortalığı kan götürüyor bugünlerde...
.kalpsiz,belki de herşey için savaşmak gerek, mücadele etmek gerek, keşke gerekmese, hiç gerekmese...