23 Mart 2010 Salı

ilkyaz



ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya

kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
bakıp kapatıyorlar
geceye giriyor türküler ve ince şeyler

"memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı
bir dev oluyorsun deniz deniz deniz
sisin dere ağızlarından sokulup akşamları
fındıklarımızı basıyor
neyleriz kararan tomurcukları
çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz
tecimenlere yalvarıyoruz:
bir ´Hotel´ bir gizli evlenme az çiziniz
bir banka az çiziniz bir yalvarma
bizden size ve sizden dışardakilere

karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye
-evet efendim-
çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye
bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet
yazların motorlu çingeneleri
ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya

baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş
toprağa tutku, kendinden dolayı
kulaklarımızı tıkıyoruz: para para para
kulaklarımızı açıyoruz: kavga kavga kavga
sorar belki biri: kavga ama neden kavga
komşumuza sonsuz balta, karımıza yumruklar içinde
-bilmiyoruz neden kavga.

sonra kasabamızın cezaevinde
silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz
günlerimizi iterek genişletiyoruz
yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye
bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye

durup ince şeyleri anlamaya
kimselerin vakti olmasa da
okulların kadın öğretmencikleri
tatil günlerini çoğaltsalar da
kutsal nemiz varsa onun adına
gözlerimiz için bağlar dokusalar da
birikimler ve çizgiler gitgide gitgide
açmaya ilk yaz çiçekleri

bir gün birileri de öte gecelerden
ıslık çalarlar yanıt veririz"


g.a

5 yorum:

win-dy dedi ki...

blogun çok güzel.. buradaki alıntıları, yazıları okudukça.. daha çok kitap okuyasım geliyor.. teşekkür ederim =)

y. dedi ki...

teşekkür ederim win-dy, ne mutlu birşeyler ulaşıyorsa :)

JİVAGO dedi ki...

Çok güzel bir blog.İyi ki işaret
bırakmışsınız.

Sevgilerimle

Volkan Kemal dedi ki...

birilerinin vakti olacak birgün belki,
incecik çemberinden geçmek için feleğin, gecikmeler olsada; çember başdöndürse de...ama mutlaka birgün vakti olavak sözcükler anlam kuşandığında delice...

y. dedi ki...

.jivago, çok teşekkür ederim,benimkiler nihayetinde alıntıdır, kalpten geçeni yazmak ortaya koymak ve bunu yayınlayabilmek çok daha özle bence. yapabilenlere selam olsun.

.volkan, birgün birilerinin vakti olursa ne kadar çok sözcük anlam kazanır düşünsene, ütopik bir düşünce böyle bir dünyanın varlığı ama umut olmadan da yaşanmıyor işte...