20 Mart 2010 Cumartesi

yerleşik yabancı

kiminin dikenleri vardır
katlanamaz üstüne.
hep dikine durur
delmemek için gövdesini.

kiminin yoktur bir tek kemiği,
doğrulamaz ayaklarının üstünde.
ona göre varsa yoksa kendisi,
dürülüdür ütülü bir mendil gibi

ben eğilmem gündüz ama
geceleri kanatırım kendimi

ben bir söz söylediğim zaman,
kendine küçük bir pıtrak edinir.
çok sürmez anlar başına geleceği,
çarşılarda pazarlarda ondan selam kesilir.

ben birini sevdiğim zaman
göğünü durmadan genişletir.
ama herkes rahattır kozasının içinde,
o sevgi artık kimsesizdir.

ölsem ayıptır, sussam tehlikeli
çok sevmeli öyleyse, çok söylemeli.


m.a

2 yorum:

Volkan Kemal dedi ki...

sevmeler çoğaldığında susmalar azalacak, kozalar delinip ipek böcekleri özgürleşince...

y. dedi ki...

tırtılın ölüm sandığına, usta kelebek diyor nihayetinde, belki de büyümek ve sonra yeniden çocuk olmak lazım.