26 Haziran 2010 Cumartesi

dağılma



sözün ateşle bir ilgisi olmalı

alevlenip sönmekle

aşkın



gölgesiz olduğum doğru, apansızlığım da

dokunsan dağılacak

yüzümün eğrileri

gizliden düşeceğim sabahın boşluğuna



bahçenin

duvarı yok ki gizlensin

balkonda hıçkıran çamaşırlar

küf ve nem kokusu

ve dalgın bir evin

durmadan soyunması çocukluğuma



taş sırrını unuttu

ada hapsindeyiz, kayık gitti

ıssız kaldım suyun gövdesinde



anlatmayın artık iki kişilik aşkları

çoğul ekleri de yaşar

yalnızlığı

g.o

 

Hiç yorum yok: