1 Haziran 2010 Salı

güne not

kızım enteresanlaşıyor günden güne... annem sana benziyor diyor, senin sancılarını çekiyor. küçük kafasının içinden geçenleri anlamak için bakıyorum, beyaz halısının üzerinde huzurla oynayışına, temiz kıyafetlerine, yerde yuvarlanmasına, kendi kendine geliştirdiği repliklerle yarattığı oyun arkadaşlarına bakıyorum. kick board da yaptığı akrobasiye kızıyorum, düşerse incinecek bir yeri diye.tek damla kanını görmek istemiyorum, teninin üstünde. kaybolduğunda koşarak gittiğim sesinin o kısacık zaman içinde,  onun korkusu benim telaşıma bakıyorum.kızıma bakıyorum, ağır ağır büyüyen bir çiçek gibi uzayan saçlarına, sağlıklı tırnaklarına, yayılan kokusunu duyumsuyorum bebek teninin.
dönüp "anne beni keşke doğurmasydın, ölmek istemiyorum diyor" içim sıkışıyor böyle anlarda, ağlamamak için koşup sarılıyorum.gerçekle yalanlar arasında köprüler kuruyorum dünyanın güzelliğiyle ilgili. babannemin sözleri geliyor aklıma, onca ölüm gördüm hiç biri beni böyle yok etmedi deyişi, sene 99 amcamı kaybettiğimizde. susuyor babannem, birdaha hiç kendi olmayacak gibi kopuyor dünyadan.
bakınca mazereti yok hiçbirşeyin, bakınca savaş heryerde savaş, heryerde dökülen aynı kan, heryerde ortalığı dağıtan bombalar. mazeretler çok da ilgilendirmiyor beni, yeni dünya düzenleri, değişmesi istenen coğrafyalar, atılan sloganlar. çünkü ölen çocuk heryerde çocuk... dün de çocuktu bugün de çocuk.tarih olunca, yazılmayınca, yetişkin olunca kurtulamadığımız birşey çocukluk, belki başka bir dünyaya göç edince annemiz, anne diyemediğimizden yiten bişey çocukluk. annelik heryerde aynı, değişmez kuralları, bin yıldır aynı. kaç yaşındayım hala çocuğum ailemin gözünde, hala tembihler, öğütler, üşüyünce taşınan hırkalar... kızım büyüyor, ben yaşlanıyorum, değişmiyor çocukluğum. o yüzden ölen heryerde çocuk.  haritalar değişiyor dünya yüzünde,kıyafetler, adetler,isimler, dinler, bir kan grupları değişmiyor,açlık sefalet değişmiyor, bir de çocukluğu ömrümüzün ve nefret değişmiyor, hırslar değişmiyor,kin kusmakta ustalaşıyor insanlar, kavgalar desen aynı...
bazı çocuklar büyüyemiyor  işte...

kapıları çalan benim

kapıları birer birer.
gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler

diyor ya nazım, keşke görebilsek diyorum ben de, annelerin hiç kaybedemediklerini, keşke...

1 yorum:

Susacağım var dedi ki...

"kızım büyüyor, ben yaşlanıyorum, değişmiyor çocukluğum"

Çok keskin bi cümle, öyle ki gözüm,yüreğim kesikler içinde.