13 Haziran 2009 Cumartesi

sabahla gelen


sabahın ışıkları pencerelerimizi doldurduğunda ,karanlıktan kurtuluruz.tam bunu yazarken dışarda bir yerde sela okunmaya başladı,nerede aydınlanacak ruhumuz dedim,nerede kendi karanlığından kurtulacak.ölüm bir yok oluş muydu,yoksa yeniden varoluşmu?en nihayetinde toprağa karışıyorduk,sulara,çiçeklerin saplarına,ağaçların köklerine.aslında sonsuz hayat denen şey bu değil miydi,yoksa illa içine konduğumuz bir cennet bahçesi olduğunu düşünmekten sonsuz bir keyif mi alıyorduk.hayattan aldığımızı hayata veriyor olmak yetmiyor muydu hiçbirimize.
birden keyfim kaçtı,ölen kimdi,genç miydi,ya ailesi,çocukları.dün facebooku açtığımda çok az tanıdığım birinin vefatını öğrendim,sayfasında küçük oğluyla çekilmiş fotoğrafı.adam şimdi hayattan aldığını hayata verecek,ya küçük oğlu,onun babasından öğrenmesi gerekenler.biryerlerde babasıyla yuvarlanması, top sürmesi,terbiye edilmesi, en önemlisi babası tarafından sevilmesi gerekmiyor muydu,şimdi ne olduğunu bile anlamayacak.şimdi asla bir babaya sahip olmak ne demek bilemeyecek,bazı şeyler yaşanmadan öğrenilmiyor.sabahın güzelliği üzerine olsun istemiştim,birden hayat oldu.ben bunu yazmaktan vazgeçtim,belki daha sonra.

2 yorum:

Kara Kalem dedi ki...

Hep bir yanın uzaktı bana
Hep bir yanım sende eksik
Gözlerinden
Düşen baharlar gibiyim
Hafif ıslak
Yosun kokan saçlarımda ellerin
Nerden başlasam anlatmaya
Ne kadar daha zamanımız kaldı
Veya ne kadar uzağız kendimize
Bilmiyorum
Sadece nefes alıp
Buna da yaşam diyorum

Sevgilerimle

Ahmet

y. dedi ki...

güzel dizelerin için çok teşekkür ederim Ahmet :)