6 Mayıs 2010 Perşembe

uzak yakınlık


soruyordun

ilkyaz işte
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz
tenhalık böyle

dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun
tam öyle olduğun
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda
kırıp dökük de olsa yanımda
mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda
o deniz ki aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.

yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
sanki bir bakıma ayrılık böyle.

karşılıklı otursak da ne zaman
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma

gereksiz ama yalnızlık böyle.

e.c

2 yorum:

gereksiz adam dedi ki...

yalnızlığım benim pasaklı kontesim...

y. dedi ki...

.gereksiz,galiba hakikaten aşkta herkes kendi ihtilalini yaratıyor ve ne söylenirse söylesin yabancı bir dile dönüyor üçüncü kişilerin ağzında .. belkide birden sonra üç gelmediği için, kimbilir...