17 Nisan 2011 Pazar

bir ucu bir kuyuda kaybolan rüzgârlı bir şosede





(tıkyayınca açılır fizy'nin kapısı)

bir ucu bir kuyuda kaybolan rüzgârlı bir şosede

bana doğru yaklaşıyor kavuşma saatimiz yalnayak



yüzü saçlarıyla örtülü kavuşma saatimizin

bir de ağır yürüyor ki deli olmak işten değil

bana doğru yaklaşıyor kavuşma saatimiz yalnayak



ben de telefon direğine bağlıyım kollarımdan

yüreğim de yorgun mu yorgun, duracak nerdeyse

bir de alnıma bir su damlıyor aynı yere artsız arasız

bana doğru yaklaşıyor kavuşma saatimiz yalnayak



ben de seni düşünüyorum da seni düşünüyorum

ben de seni düşündükçe o da ağırlaştırıyor yürüyüşünü

bu böyle giderse yıkılabilirim direğin dibine

o yanıma varmadan...

n.h.r

2 yorum:

Elif Gizem dedi ki...

pazartesime güneş gibi geldi bu şiir. Ankara'nın yağmuruna inat.

y. dedi ki...

biliyor musun, telefondan okumuştum yorumunu ve tam o esnada şakır şakır yağmur yağıyordu buradada...şimdi bile, şu an hissini çok net hatırladığım bir an.
sevgiyle kucaklarım.